Mimarlık
Nova Vera Restoran
Yer:
Balıkesir
Tarih:
2026
Mimar:
Mehmet Yöney ve Cüneyt Kalpakoğlu
Kategori:
Restoran
Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde yer alan eskiden depo olan bir yapının bir deneyim restoranı olarak kullanan Nova Vera için restoranını yeniden tasarladık. Müşterinin mevcut restoranında memnun olmadığı bazı temel problemleri vardı. Bu problemleri çözeilmemiz için bizimle çalıştı.
Nova Vera markasının restoranı zeytin ürünleri üzerine hizmet veren bir restorandır. Bu restoran zeytinyağlı yemeklerin, zeytinlerin, zeytinli sabun vs gibi diğer ürünlerin de müşterilere deneyim sunularak satılmasını amaçlayan bir restorandır. Nova Vera restoranı, ailesiyle ve arkadaşlarıyla birlikte gelen müşteri kitlesini ağırlayacak şekilde çalışır. Restorana ailesi ve arkadaşlarıyla gelen müşteriler, yemeklerini yedikten sonra Nova Vera ürünlerinden satın almak için restoranın sunum kısmına geçerler. Sunum kısmında restoran müşterilerine ürünleri deneterek satın almaları konusunda teşvik etmeye çalışır.
İşin bu kısmında en büyük problemlerden biri ortaya çıkıyor. Restoranın mevcut halinde yüskek tavan, büyük boşluklar ve sesi yutacak herhangi bir gözenekli malzeme olmaması restoranda az insan olsa bile gürültülü bir ortam oluşmasına sebep oluyor. Bu gürültülü ortam restoranın müşteri deneyimi için oldukça olumsuz bir etkiye yol açıyor. Satın alım için sunum kısmına geçen müşteri sakin bir ortamda ürünü en iyi şekilde deneyimlemek ister. Ancak yemeklerini yiyen müşterilerin sohbetleri sunum kısmı çin rahatsız edici olabilmektedir. Bir diğer problem ise restoranın mevcut halinin ürünleri sergilemede tasarım açısından biraz daha dezavantajlı olmasıydı. Biz bu iki problemi çözebilecek bir tasarım yapmaya çalıştık.
Temelde iki şekilde bu problemi çözmeyi amaçladık. Öncelikle sunum kısmı ile restoran kısmının birbirinden mekansal olarak ayrılması gerekliydi. Bu ayrımı seperatör mobilya kullanarak oluşturmayı planladık. Mevcut mobilyalardan bazılarını kullanmayı planladık. Bu mobilyalar doğal ahşaptandı ve zeytin üzerine yoğunlaşan bir restoran için oldukça efektif olacaktır. Bizim planladığımız seperatör mobilya da mevcut mobilyalarla uyumlu olacak şekilde tasarlandı. Mevcut mobilyaların ceviz dokusu ve sade basit geometrileri ile uyumlu olması için seperatör mobilyayı raflara benzeyecek şekilde tasarladık. Bu tasarımda alt ve üst kısımları kumaş ile kaplayarak gürültü problemine biraz katkı sağlamasını amaçladık. İnsan gözünün daha rahat fark edebileceği göz hizasında ise raflarla müşterilerin iki tarafı da görebileceği bir açık tasarım hazırladık. Bu açık tasarımda rafların arasındaki dikey parçaları açılı yerleştrerek bu rafların raf olmaktan çıkıp bir vitrin görevi görmesini sağladık.
Gürültü problemini çözebilmek için keçe panelleri ve kumaş kaplamaları kullanmayı düşündük. Keçe panelleri kullanmak için restoranın ana öğesi olan zeytin üzerine biraz yoğunlaşıp zeytinin geometrisi rengi gibi öğelerden ilham alarak tasarımlarımıza devam ettik. Bir zeytin ağacındaki temel renkleri (açık kahverengi, açık yeşil tonlarını kullanmayı planladık). Sedirin arkasındaki duvara keçe panelleri kullanarak, zeytin ağacının temel geometrilerini irdeleyip katmanlı bir zeytin ağacı tasarladık. Ayrıca yemek alanının üst kısmında yine keçe paneller ile tavanı saran bir zeytin ağacı yerleştirdik. Bu zeytin ağacından sarkan küre aydınlatmalar da sembolik olarak bizim zeytinlerimizi temsil etmektedir. Zeytin konseptinde olabildiğince kumaş ve keçe kullanarak mekandaki gürültüyü önlemeye çalıştık.
Sonuç olarak müşterinin 2 temel problemini çözecek bir tasarımı hazırladık. Temelde iki mekanı seperatörle ayırarak 2 farklı müşteri kitlesinin birbirine karışmasının önüne geçtik. Gözenekli malzemeleri (keçe panel, kumaş) restoranda daha fazla kullanarak gürültü problemini azaltmayı planladık. Ayıca restoranın tasarımında da iyileştirmeler yaparak müşteri deneyimindeki etkisini artırmayı planladık.











